Sonraki başlık »
« Önceki başlık

Yeni Başlık GönderCevap Gönder  
Yazar Mesaj
Leviathan
(Lupa)



Kayıt: 28.06.2007
Mesajlar: 193

turkey.gif
MesajTarih: Pzr Şub 10, 2008 21:01  Mesaj konusu:  Pandora İtaat Et Bana! Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön

Pandora İtaat Et Bana!

Evet, sen çok uzaklarda olsan da seni düşünüyorum. Her an senin ismini sayıklıyorum. Ketum halimle sığındığım küçük odalarda saklıyorum armağanını. Adın ağzımdan çıkacak diye korkuyorum. Büyünün bozulmasını istemiyorum. En büyük yalnızlık seni kendim de saklamamdır. O eski çağın Tanrılarına yakarmaktan başka seçeneğim yok.

Hephaistos’u senin için çağırdım bu gece. Balçığı su ile yoğurup senin heykelinin yapmasını istedim. Aphodite’nin vücudundan esinlenerek yaptığı heykeli Tanrılar ve Tanrıçalar can verip süslediler. Şimdi yanımda. O’na bakıyorum. Hephaistos’a son bir ricada bulundum. Heykeli sana benzetmesini istediğimde kırmadı beni. Bütün Tanrılar hediyelerini getirdiler sana. Adını benim koymamı istediler ve ben de adını Pandora olsun dedim. Pandora, bu defa benim için yaratılıyorsun.

Zeus’un emrini unutarak Epimetheus’un yaptığı gibi kutuyu açtım. Kutudan fenalıklar ve ıstıraplar çıktı. Oysa yeryüzünün bütün insanlarına yetecek kadar teselli ve ümit vardı. Pandoram, tanrılardan seni yaratmasını istedim ama sen zalim Zeus’un menfilerinden telaşlanarak kutuyu yine çok erken kapattın. Ümit içinde hapis oldu. Lütfen Pandora, kutuyu bu defa benim için açık tut. Antik çağın bu mitsel öyküsünü her gece pervasızca temaşa ediyorum. Biliyorum antik çağdan buyana aşk kendi gizemiyle hemcinslerinin bedenine ve ruhuna taşındığını. İlk kadının yaratılma miti aşkın yaratılmasıdır. Seni de ben Hephaistos’un tekrar yaratmasını istedim.

Kartezyen düşüncenin babası, felsefeyi özne üzerinde kurmaya çalışan Dekart’ın sana olan borcuna tanığım. Ben de, beni ben yapan ve harekete geçiren sensin. Senin o insani yanına, ruhunun güzelliğine ve bedenine elim değidiğinde bana yalnızlığı unutturan sensin. Ama özgürlük alevin yükseldiğinde beni doğanın acımasız devingenliğine iten de sensin. Sana olan aşkımın nedenselliğini Dekart’ın inadıyla soruşturuyorum. Ama o sahipsiz muğlâklık saçılı veriyor kozmosun içine doğru.

Dinler değil midir felsefenin tek besin kaynağı olan aşka ihanet eden? Aşkı bedenden ayıran. M. De Sade bu saçmalığa itiraz etmesinin nedeni bu değil miydi? Aşk beden de başlayıp ruhu okşamaz mı? Gerçek felsefe aşktan alır şahsiyetini. İşte, Dekart’ın sunduğu akılcılık da bu. Evet, aşk kendinden şeydir ama kendisi için şeye dönüştürmek de bizim elimizdedir. Yeryüzünün bütün canlılarından ayrıldığımız yer de bu sanırım.

Pandora, dinler aşkı dişilikten kovdukları binlerce yıl oldu. Oysa ben aşkları dişileştirmek istiyorum. Aşkın gerçekliğini istiyorum senden. Belki de ilk günah Apolonyen’e ait. O doğayı yenerken ve onu biçimlendirirken dişiliği esir etti. Pandora hepimiz esaret altındayız. Binlerce yıldır bu esaret mutsuz aşklar doğurdu. Trajediler ve destanlar kitaplara konu oldu.

Sen doğunun Pandora’sı, doğunun müşfikliğini ve uyumunu dillendiren öykülerle büyüdün. Uyumun oradan geliyor. Hayatta bu kadar dengeli ve uyumlu yaşamayı da öykülerden öğrendin. Dişi ve ergilin birbirinin içine nüfuz eden güçler olduğunu da. Budistler de hala bunu yapıyor. Meditasyonla uyumun içinde süzülmeye çalışıyorlar. Ama fayda yok. Her şey iç içe geçmiş. Dünyanın her hangi bir yerinde karşılıksız kalan aşkın acısı buraya kadar ulaşıyor. Aşkı bir dinginlik, uyum ve kendinden geçme olduğunu anlatıyorsun. Haklı olabilirdin kuşkusuz eğer aşk karşılıklı olsaydı. Bak bu küçük odadayız. Duvarın birinde Apoloyen diğerin de Buda var. Biri nesneleri biçimlendiriyor ve ardından kutsal kalan aşkı tarifliyor. Diğeri de özne ile nesneyi barıştırmaya çalışıyor. Bende beden ve ruhu birleştirmeye çalışıyorum.

Her şey ortada Pandora. Bak senden aldığım cesaretle duvarları kazıyorum. Dışarıdaki tufanın kucağına gönderiyorum izlerini. Tufan en büyük güç. Doğanın kendisi. Neyi kattıysa önüne aşındırıyor, lekeliyor, harap ediyor ve öğütüyor. Yenik düşüyor karşısında her şey. Sen Pandora, sen de yeniliyorsun şehvetimin karşısında. Ben doğanın gücü ve yasasıyla karşına çıkıyorum. Kaçacak hiçbir yer yok. Sana yapacaklarım da suç olarak anılmayacak. Evet, karşında ahlaksız olacağım. Ve seni defalarca iğfal edeceğim burada. Bugün bütün Tanrılar benden yana. Artık kutuyu açabilirsin Pandora. Bu defa içine hediyeleri ben koydum.

Not: asıl adı mehmet akay olan, yeraltı edebiyatının güçlü kalemlerinden ardesen li muhalif şair.yerli bukowski de denir.şiir ve düzyazı örnekleri için blog sayfası ziyaret edilebilir.
Yalnızca kayıtlı üyeler linkleri görebilir!
Burdan Kayıt Olun veya Giriş yapın!


Kişisel Görüş: Bukowski özentisi buldum,ama değişiklik olsun diye ekledim ilgilenen arkadaşlar blogdan okusunlar


  OfflineLeviathan kişisel galerisiKullanıcı bilgilerini gösterKişisel mesaj gönder
MrsRebelgirl
-=Forum Tazesi=-
-=Forum Tazesi=-


Age: 73
Kayıt: 13.01.2008
Mesajlar: 42
Şehir: izmir
turkey.gif
MesajTarih: Pts Şub 11, 2008 19:55  Mesaj konusu:  (Başlık yok) Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön

Benim çok hoşuma gitti...
Paylaşım için teşekkürler.

_________________
I won't show mercy on you now

Yengeç Gender:Female OfflineMrsRebelgirl kişisel galerisiKullanıcı bilgilerini gösterKişisel mesaj gönder
Mesajları göster:      
Yeni Başlık GönderCevap Gönder  

Sonraki başlık »
« Önceki başlık
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Bu foruma eklenti gönderemezsiniz
Bu forumdan eklenti indiremezsiniz
Rock | Metal | Heavy Metal | Black Metal | Death Metal | Doom Metal
kurye | evden eve nakliyat
Site içerisindeki materyallerin kaynak gösterilmeden kopyalanması ve yayınlanması yasaktır.
Copyright © 2007 RockDream.Net

phpBB © 2001-8 phpBB GroupSite Haritası RSS Sitemap