Sonraki başlık »
« Önceki başlık

Yeni Başlık GönderCevap Gönder  
Yazar Mesaj
PunisheR
-=Forum Tazesi=-
-=Forum Tazesi=-


Age: 23
Kayıt: 06.06.2007
Mesajlar: 72
Şehir: Antalya
turkey.gif
MesajTarih: Cmt Nis 05, 2008 20:05  Mesaj konusu:  Nejat BAŞEĞMEZLER; Bestecilik Eğitimi Hakkında (Söyleşi) Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön

Söyleşi: Veysel Özgür SAĞLAM


Genel kanı olarak beste yapmak için konservatuarlarda okumak gerekiyor diye düşünülür, siz bu konuda ne düşünüyor sunuz?

-Evet gerekir. çünkü bu yolda ilerlemenin en önemli parçası müzikal birikim’dir: çağlar boyunca biriken farklı tarzlar (stiller) ve teknikler gibi pek çok müzikal bilginin analizini yapmak, bunları öğrenmek, denemek, özümlemek ve böylece bir müzikal birikim oluşturmak gerekir. Bu iş olsa olsa bir rehber önderliğinde, bir okulda yapılabilir. Eğer bu şartlar okul dışında bulunabilirse ne ala tabi.

Besteciliğe İlişkin Mevcut Durumu Geliştirmek İçin Ne Yapmalı?

-Okullardaki kompozisyon bölümlerine daha çok öğrenci alınmalı, besteciler de öğrenciler de daha çok yazmaya teşvik edilmeli ve yazılanlar daha çok çalınmalı.

Ülkemizdeki bestecilik yarışmalarından bahseder misiniz?

-İKSEV’in (İzmir Kültür Sanat ve Eğitim Vakfı) Dr. Nejat Eczacıbaşı Ulusal Beste Yarışması ülkemizde sürekliliğini koruyabilmiş ilk ve önemli yarışmadır. 1996 yılından bu yana iki yılda bir yapılan bu yarışma pek çok yeni eser yazılmasına neden olmuştur. Bundan başka Kültür Bakanlığı veya başka resmi, özel kuruluşlar da zaman zaman yarışmalar düzenliyorlar ama bu işte ancak süreklilik ve güvenirlik olursa yarar görülür. Ayrıca çocuk müzikleri, marşlar, oda müziği, solo çalgılar vb. türlerde yapılacak yarışmalar da daha çok olmalı.

Sizin de yarışmacı olarak bulunduğunuz yarışmalardan bahseder misiniz? Sonuçları tartışılan yarışmalar oluyor mu?

-Ben ilk kez 1996’da ve ikinci kez 1998’de Eczacıbaşı yarışmasına katıldım, ikisinde de ikincilik aldım. Son olarak da Kültür Bakanlğının yarışmasında büyük ölçekli eser kategorisinde bir senfonik şiir ile üçüncü oldum. Önceki sorunuz ile de bağlantılı olarak burada “güvenirlik” konusuna bir örnek olan Kültür Bakanlığı yarışmasından söz edeyim: Bu yarışma için eserler Şubat 2002 sonunda teslim edildi. Sonuçlar Mart veya Nisan ayında ilan edilip ödüller verilecekti. Oysa sonuçlar iki yıl sonra 2004 Nisan ayında ilan edildi, 2005 Mart başında ödül töreni yapıldı, para ödülleri ise 2005 Mayıs sonunda verildi. Böyle bir organizasyon güven ve dolayısıyla süreklilik sağlayabilir mi?

Dünyadaki besteleme tekniklerinden bahseder misiniz?

-Besteciler kendinden öncekilerden alıp kendinden sonrakilere verirler. Baştan beri her dönem yaygın bir teknik olmuş, çoğu besteci aynı dönemde aynı teknikle yazmış ve sonraki döneme aktarmış. 20.yy.ın başlarına kadar oluşan bu birikimden sonra ise her bestecinin kendine özgü bir tekniği olmaya başlamış. Bu dönemde hemen hemen “besteci sayısı kadar teknik” ten söz edebiliriz. Genellemek için atonal teknikler diyelim hepsine. Zaten bu çeşitliliği sağlayan, değişik anlatım biçimlerine yol açan da bu tonalite dışı uygulamaların başlamasıdır kanımca. Bu kez gelecek döneme aktarılacak olan ise belli bir teknik değil bu çeşitlilik estetiğidir diye düşünüyorum. Bundan ne doğar onu bilemem.

Ülkemizde, besteciliğin dışında iş yapmadan yaşamak nerdeyse olanaksız, bu durum bestecileri nasıl etkiliyor?

-İlhan Kemal Mimaroğlu “Günsüz günce”sinde düyada 200.000 (y.ikiyüzbin!) diplomalı besteci olduğunu, bulardan 100.000 nin ABD’de olduğunu ve burada tanıdığı bir tanesinin mezun olduğu okulda gece bekçiliği yaptığını söylüyor. Yani bütün dünyada bu iş böyle ne yazık ki. Ben ise şanslıyım CSO’da gece bekçiliği yapmıyor, viyola çalıyorum.

Mapusane İçinde Yanıyor Gazlar, Giresun Kayıkları Bilkent Gitar Üçlüsü’ ne ithaf ettiniz “sanırım”, bu düzenlemelerden bahseder misiniz?

-Neden “sanırım” diyorsunuz bunu iyi duyuramamışız demek. Evet bu parçaları ve gitar için yazdığım her şeyi onlarla ve onlar için besteledim.

Kalan Müzik’in Bilkent Gitar Üçlüsü ile yapacağı bir CD için bu iki türküyü seçmiştik. Daha önce hiç duymadığım türkülerdi ve ilginç olan, düzenlemeler için çalıştığım süre boyunca da hiç bir türkücüden dinlemedim. Notalardan yansıyıp benim birikimlerimle kaynaşarak oluşan duyguların ardından gittim. “Mapusane içinde”yi gitarlara keman, tahta flüt ve vurmaçalgı katarak düzenledim. Başına, türküyle bağlantısı hemen farkedilmeyen bir giriş besteledim. “Giresun” için de türkünün bir motifinden yararlanılarak oluşturulmuş bir giriş besteleyip, türküyü birincisi yavaş, ikincisi hızlı iki parça halinde düzenledim. Her ikisinde de polifonik yazı egemendir. Polifonik derken “çoksesli” demek istemiyorum. çok hatlı yani birden fazla ezgili diyorum. İzninizle bu çok yapılan yanlışı burada düzelteyim: Polifonik (polyphonic) “çoksesli” demek değildir. Beraber söylenen en az iki ezginin uyumlu birlikteliği olan kontrapuntal yazı demektir.

Üç gitar için bir konçerto bestelediniz, hiç seslendirildi mi? Ülkemizde yada yurt dışında başka örnekleri var mı?

-İlk ve son kez Bilkent Senfoni Orkestrası eşliğinde Bilkent Gitar Üçlüsü tarafından Nisan 1999’da seslendirildi. Şef Bujor Hoinic idi. Bildiğim kadarıyla iki ve dört gitar için konçertolar var. Ama üç gitar için var mı yok mu, varsa kimin, doğrusu bilmiyorum.

Türk bestecilerinin oda müziği eserleri üzerinde çok fazlaca çalıştıkları görülmüyor bunun sebebi nedir? Seslendirmek üzere birlikte olan grupların, çalma becerileri bu konuyu nasıl etkiliyor?

-a) Oda müziği, anlatım için zor bir araçtır,

b) çalacak grubu bulmak kolay değildir.

c) Senfonik konser salonlarında değil çoğunlukla küçük salonlarda çalınır ve dinleyicisi az olur.

Ben daha çok bana yapılan ricaları kırmamak için ve hiç olmazsa çalacak hazır bir grubun olmasını yeterli bulduğumdan çokça oda müziği eseri yazdım.



Bahar 2006

_________________
Ya Yaşamakla Uğraşırsın Ya Ölmekle..

Balık Gender:Male OfflinePunisheR kişisel galerisiKullanıcı bilgilerini gösterKişisel mesaj gönderKullanıcının web sitesini ziyaret et
Mesajları göster:      
Yeni Başlık GönderCevap Gönder  

Sonraki başlık »
« Önceki başlık
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Bu foruma eklenti gönderemezsiniz
Bu forumdan eklenti indiremezsiniz
Rock | Metal | Heavy Metal | Black Metal | Death Metal | Doom Metal
Sesli Chat | Güzel Resimler | Ekonomi | Emre Aydın |
Site içerisindeki materyallerin kaynak gösterilmeden kopyalanması ve yayınlanması yasaktır.
Copyright © 2007 RockDream.Net

phpBB © 2001-8 phpBB GroupSite Haritası RSS Sitemap