Sonraki başlık »
« Önceki başlık

Yeni Başlık GönderCevap Gönder  
Yazar Mesaj
PunisheR
-=Gelişen Üye=-
-=Gelişen Üye=-


Age: 23
Kayıt: 06.06.2007
Mesajlar: 81
Şehir: Antalya
turkey.gif
MesajTarih: Cmt Nis 05, 2008 20:05  Mesaj konusu:  Kağan KORAD, Gitar Eğitimi Üzerine (Söyleşi) Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön

Söyleşi: Veysel Özgür SAĞLAM


Gitar eğitiminde kullanılan metodları değerlendirir misiniz? Bir metod da olması gereken ana fikir ne olmalıdır?

Metodu ben daha çok bir öğretmenin öğretimi sırasın da kullanacağı bir araç olarak görüyorum. Yani gitarı hiç bilmeyen birinin, bir öğretmen yardımı olmadan bir metodu alıp da oradan gitar çalışıp öğrenmesi pek pratik olmayan zor bir olay, bununla birlikte tabi ki eğer başka seçeneği yada olanağı yoksa kullanılabilecek bir kaynak. Fakat böyle öğrenmeye çalışan bir öğrencinin en azından iyi gitar çalanları izleyerek öğrenimini desteklemesi gerekir (konserler, çevresi, vcd yada televizyondan) Ben bir öğretmenin kullandığı kaynak olarak metotdan bahsetmek istiyorum.

Benim kişisel tercihim piyasadaki metodlardan bir tanesini alıp en baştan sonuna kadar izlemek değil, öğrencinin gelişimine, ihtiyaçlarına göre çeşitli metodların en kuvvetli, iyi yanlarını belli bir sıra dahilinde kullanmaktır.

Özellikle eskiden yazılmış Arenas vb. birçok metoda gördüğüm en büyük açmazlardan bir tanesi; telif hakları, dolayısıyla bütün metodun aynı tür parçalarla dolu olması. (Özellikle erken dönem müziği). Bu öğrenci açısından da tatsız ve sıkıcı bir yol olarak görülüyor. Böyle bir metod takip edilse bile zaman zaman farklı kaynaklardan da yaralanıp monotonluğu kırmak ve öğrencinin farklı stilde parçaları da tanımasına olanak sağlamak gerekiyor.

Sonuç olarak hangi metodun değilde nasıl kullanıldığının daha büyük önemi var.

Yeni bir metod yazmanın gerekliliği düşünüle bilinir mi? Gerçekten böyle bir kaynak eksikliği var mı?

Metod yazmanın bana göre iki nedeni olabilir.

Bunlardan bir tanesi, piyasa da bulunan metodlardla şu eksiklikler var ve ben bu eksiklikleri tamamlayan, o eksiliklerin üstünde duran bir metod yazacağım diye bilir yazar.

İkinci nedeni ise, metodunda özellikle konuların sıralanışı konusunda farklı bir yol izlemeyi uygun gördüğü içindir.

Her metod yeni bir şey söylemek zorunda mıdır diye düşünürsek, yeni bir şey söyleyemez aslında, çünkü farklı yaklaşımlarla da olsa aynı şeyi öğretmeye çalışıyor ve öyle sanıyorumki olası yolların tamamı şu ana kadar denendi. Bu güne kadarda diğer hepsinden çok farklı bir metod görmedim. Sadece daha basitler ve daha ayrıntılılar var.

Metodun ne kadar yeni yaklaşımlarla olacağı birazcık tartışmaya açık bir konu ama metod yazmak gerekli mi? Derseniz. Neden olmasın? Bazıları için çok gerekli, küçük ayrıntılar da olsa küçük değişiklikler büyük önem taşıya bilir bazı insanların hayatında.

Gitar eğitiminde gözünüze çarpan eksiklikler nelerdir? Nasıl bir önlem alına bilinir?

Yaşanan önemli problemlerden biri, öğrenci hedeflerini belirlerken, belirlediği hedeflerin son derece küçük olması. Kendi aralarında dışarıya açılmadan çalışan az sayıda öğrenci, bir şekilde bir yerlere varmaya çalışıyorlar ancak varılacak en üst nokta olarak ta genellikle kendi aralarında ki en iyi öğrencinin seviyesini hedefliyorlar. Aslında bu büyük bir yanlış, dünya da çok yüksek bir seviye var, hedeflerini okullarındaki değil dünyadaki standartlara göre belirlemeleri gerekir. Bunu da ilk aşamada kendileri belileyemeyecekleri için aslında bu konuda öğretmenlerinin önemli rolü vardır. Bir öğrencinin örnek aldığı ilk kişi öğretmenidir. Öğretmenin izinden gitme eğilimindedir. O yüzden öğretmenler olarak dikkat etmeli ve onlara hem sözlerimiz hem de hayat tarzımızla iyi bir örnek oluşturmaya çalışmalıyız.

İnsan çoğu zaman seviyesini kendisi belirler. Şöyleki bir hedef seçiyorsunuz ve oraya varmak için çalışıyorsunuz, eğer seçtiğiniz hedef küçükse potansiyel çok büyük bile olsa onu aşmak için gereken çabayı göstermezsiniz, buna karşın hedefiniz büyükse yükselme şansı ile birlikte çok büyük bir savaşma arzusu ve azmi gerekiyor, yani çok zor bir yoldayız. Dolayısıyla bir çok öğrenci bu seferde çok fazla uğraşmak ve çabalamak gerekiyor diye düşünüp daha kolay bir şekilde hayatı kazanma yoluna gidebilir.

Sınırlarımızı aşmak, yeni bilgilerle donanmak ve onları uygulaya bilmek, öğrenci ve eğitmen açısından değerlendirir misiniz?

Öğrencilik; İnsanın kendisini, potansiyelini keşfettiği ne yaptığını değil de ne yapabileceğini bulduğu bir ortamdır. Dolayısıyla bunu öğretmenle beraber keşfediyorsunuz .Bazen öğrenciler sürpriz yapıp iki yönde de şaşırta biliyorlar, çok gelişeceğini sandığınız biri tıkanma noktasına geliyor ve yahut da aslında çok gitmeyeceğinizi sandığınız biri belli bir nokta da bir patlama yapıp beklenmedik bir şekilde yükselebiliyor. Bu süreçte kişi önce dünyanın farkına varmalı, sonra onun içinde nerede olduğunu ve olmak istediğini keşfetmeli.
Eğitmen açısından da aynı mı?
İki taraflıda bir keşfetmedir bu, öğretmen için önemli olan esnek olabilmek ve bu yolculukta doğru noktalarda doğru yönlendirmeleri veya müdahaleleri yapabilmektir...
Öğrenciye ufku gösterenin eğitmeni olması gerekir herhalde. Bunun içinde sanırım, öğretmenin sürekli yeni ufukları ve yenilikleri takip içerisinde olması da gerekir.
Ülkemiz gitar ve müzik dünyasının biraz dışında kalıyor. Bunun sonucu olarak ne yazık ki gitar öğretmenlerinin bir çoğu da dünyadaki gitar hareketliliğinden uzak kalmaktadır. Buda onları öğrencilerine bahsettiğimiz ufku açmak konusunda kısıtlanmalarına sebep oluyor. Son 15 senede gitar teknik olarak çok büyük bir gelişme gösterdi. Özellikle hız, temizlik ve hatasızlık gibi konularda eskiden ancak birkaç ustada olduğu düşünülen bir kapasite şimdi 16-17 yaşında çocuklarda var. Bütün bu gelişmeleri ve kullanılan sistemleri takip edebilmek ve uygulayabilmek çok önemli.

Almanya’da ki bir öğretmen daha az emekle daha fazla yüksek seviyede öğrenci yetiştirebiliyor çünkü gitar hareketliliğinin son derece yüksek olduğu o ortam ona bu şansı sağlıyor. Bizim ise öğrencinin doğal olarak ortamdan dolayı edinmesi gereken motivasyon ve farkındalığın eksikliğini daha fazla gayret ve oluşturacağımız sistemlerle kapatmamız gerekiyor. Eğer biz de ben derslerimi yapıyorum aldığı kadar alıyor almadığı kadar almıyor gibi bir zihniyetle hareket edersek bu sefer bizden sonraki nesili bizden daha ileri seviyelere ulaştırmak için gerekli başarıyı hiçbir zaman gösteremeyiz.

Solist gitaristlerimizi sayısal açıdan değerlendirdiğimizde, bir elin parmak sayısını geçmediğini görüyoruz, nedeni ne olabilir?

Bu bir hayata bakış açısı daha önemlisi bir hayat tarzıdır. Eğer öğrenci çalıştığı süre boyunca hedefini koymamış, idealist bir şekilde ne olacağına karar vermemişse yani bir klasik gitarist ve konsertist olarak yaşayacağı hayatın şartlarını ve çerçevesini belirlememişse, doğal olarak mezuniyetinde “para öncelikli bir hayat felsefesi” benimsiyordur. Oda nedir? para nereden kolay kazanılır? Örneğin eğer piyasada çalıyorsanız kolay kazanılır. Halbuki klasik gitaristlik farklı bir profesyonelliktir. Bunun için bir adanmışlık durumuna ihtiyaç vardır.
Bu durumu sosyo-ekonomi açısından inceledik, günümüz şartlarında solistlik mertebesi sanatçılarımıza iyi bir gelir kazandıramıyor diyebilir miyiz?
Sadece konser vererek yaşamak zor olsa da devrimiz paketleme ve satış devri; yani eğer kendini iyi satan bir insansanız bu işten iyi paralar da kazanırsınız. Fakat konsertistlik zor ve disiplin gerektiren bir hayattır oysa kolay para kazanma isteği özellikle 1980 sonrası kuşakta çok daha fazla görünüyor. Fazla uğraşma ama kolay para kazan felsefesini bir sonucu.Yine de inanmış ve bu konuda iyi örnek teşkil eden kişilerin çoğalması bence gençleri etkileyecektir. O yüzden iyi bir örnek olmak konusunda ısrar ediyorum.

B.Ü. Konservatuarına, giriş sınavlarının şartları nelerdir? Sınav eserlerini hangi ölçülere göre belirliyorsunuz?(orta, lise, lisans, L.üstü ve yarı zamanlı, gibi)

Değişik seviyelerde öğrenciler alıyoruz. Başlangıç seviyesinde ilkokulda gerçekleşiyor, ilkokul 3 ile 5 arasında öğrenciyi başlangıç seviyesinde alıyoruz. Ortaokuldan itibaren girmek istediği taktirde bu sefer belli bir gitar seviyesini göstermesini bekliyoruz o seviyeyi de müfredatımıza göre belirliyoruz. Ortaokuldan lisans son sınıfa kadar olan öğrenci adaylarının hangi sınıfın sınavına girecekse sınavda, o sınıfın müfredatı veya dengi parçaları çalması bekleniyor. Tabi ki şunu göz önünde bulunduruyoruz sonuçta dışarıdan gelen öğrenci iyi bir eğitim alma fırsatını edinememiş olabilir bu yüzden seviyeyi tam tutturamasa bile beklenene yakın bir seviyede ama iyi bir potansiyel gösterirse de yine kazanma şansı olabiliyor. Ama şunu söyleyeyim girmekten daha önemlisi devam edebilmek. Okula girmek bir potansiyelin varlığını gösterir ama devam edebilmek o potansiyelin geliştirilebilir ve yükseliyor olduğunun göstergesidir. Bizim okula girmek ten daha zor olan bir başka şey varsa oda girdikten sonra gerekli başarı grafiğini gösterebilmek.

Müfredatın oluşumunda başka yerlerden etkilendiniz mi?

Başka yerlerden muhakkak etkilendik. Daha önce kendi aldığımız eğitimin ötesinde özellikle Avrupa’da çıktığımız yerlerde master-classlar yapıyoruz. Ayrıca yarışmalarda jüri üyelikleri yapıyoruz, buraların hepsinde diğer konservatuarların öğretim görevlileri ile birlikte oluyoruz. Bu çalışmalarda görüş alış verişleri yapıyor, hangi seviyedeki öğrencilerin neleri çaldığı ve nasıl çalıştırdığımız konusunda her türlü bilgi alış verişinde bulunuyoruz. Ayrıca master-class ve yarışmalarda bize çalan öğrenciler de cabası. Müfredatı oluştururken bütün bunları dikkate alarak oluşturduk.

Gitar bölümü kurulduğundan beri öğrencilerinizin mezuniyet seviyelerini, uluslar arası ortamlarda ne düzeyde buluyorsunuz?

Öğrencilerimizin seviyesi gittikçe yükseliyor. Sonuçta bir bölüm kurulma aşamasında pek çok yerden geçiyor. Dolayısıyla sorunlar yada eksiklikler yavaş yavaş fark ediliyor ve çözülmeye başlanıyor. Örnek olarak, benim ilk öğretmen olduğum yıllarda “benim bulunmadığım” bir jüri lisans seviye sınavında, lisans hazırlığa başlangıç seviyesinde öğrenci almıştı. Bu öğrencileri 6 yılda konser gitaristi seviyesine getirmek için çok büyük çaba harcadık, getirdikte ama eninde sonunda ilkokul üçten aldığım bir öğrenciyi lisanstan mezun ederken öyle sanıyorum ki içim daha bir rahat oluyor. Dolayısıyla bu güne kadar 6-7 mezun verdik, bizden sonraki kuşaklar olarak bunların arasında gerçekten iyi gitaristler var.Artık bizim amacımız; Şu andaki eğitim gören kuşağın içerisinden Avrupa’da birincilikler kazanacak öğrencileri çıkartmak. Hatta bu Jenerasyona yakışan öğrencileri de görüyorum ve seviyenin artması da hoşuma gidiyor. Hatta bu sene bir öğrencimiz (Ayşegül Koca) İspanya’daki Jose Thomas yarışmasında ikincilik ödülünü aldı.

Amaç; Her yeni öğrencimizin bir önceki kuşağı geçmesidir. Kesinlikle aşılmasını ilk beklediğim kuşak da bizim kuşağımızdır. Yani bizden daha da iyi ve daha yüksek seviyede gitaristler mezun etmek bizim amacımız.

Ülkemizdeki gitar yarışmaları, uluslar arası düzeye çıkamadı. Bunun sebebi ne olabilir?

Uluslar arası gitaristlerinde ve yahut ta öğrencilerinde katılacağı bir yarışma bir organizasyon sorunudur aslında, yani bir seviye sorunu değildir. Sonuçta bunun etkili bir duyurusunu yapmak ve yarışmacıları buraya çekecek bir şeyler sunabilecek (iyi bir para ödülü, CD yapma olanağı yada büyük bir konser turnesi ödülü gibi) bir organizasyon yapabilme sorunudur. Yapılabilir neden yapılmasın özellikle de eğer bu konuda güney sahillerimiz de bir yaz kursu ve arkasından gelen gibi bir yarışma olursa Avrupa’lı gençleri buraya rahatlıkla çekebileceğimiz kanısındayım. çünkü turizm artı gitar eğitimi ve yarışması herkese cazip gelecektir. Bu bir kazanç olacaktır bizim için yani Almanya’da ki her hangi bir gitar yarışmasına farklı olarak sunabileceğimiz bir şeyler var: Oda bizim doğal güzelliklerimiz. organizatör değilim, ama “Bunu tamamen bir organizatör gözüyle söylüyorum”.
Doğal olarak böyle bir organizasyonu başlatmak istemiyor olabilirler mi şu aşamada özellikle:
Olabilirler; Türkiye’de ne yazık ki genç konsertistler yok. Saydığımız zaman düzenli konser veren profosyenel konser sanatçısı diye adlandırabileceğimiz 3-4 tane profesyonel topluluk veya kişi var dolayısıyla eğer konser veren gençler yoksa yarışmacılarda yok demektir. Şu anda sadece halen okumakta olan öğrenciler bir şekilde yarışmalara katılıyorlar ve seviye Avrupa’daki yarışmalar kadar yüksek olmuyor.
Bir küskünlük yarata bilir mi;
Sanmıyorum bu bir motivasyon vesilesi olacaktır bence çocukların yabancı meslektaşları ve yaşıtlarıyla beraber yarışmaları onların kendilerinin nerede olduğunu daha iyi değerlendirmelerini ve çalışmalarını buna göre yönlendirmelerini sağlar. Küsenler küssün ama bilenenler bizimdir şeklinde düşünüyorum. Fakat böyle bir organizasyon yapmanın pek çok zorluğu var. Başta maddi zorluğu sonra yoğun koşuşturması, elini taşın altına sokacak cesur birilerine ihtiyaç var böyle bir organizasyon yapmak için.

Uluslar arası deneyimlerinizi “eğitim açısınadan” bizimle paylaşır mısınız?

Özellikle master class vermeye gittiğim yerler geliyor hemen aklıma. İki yıl önce Belgrad’a konser vermeye gittiğimizde oranın en iyi konservatuarlarından birinde de master-class vermek için Kürşad’la çağrıldık. Gittiğimizde yaklaşık o konservatuarda okuyan 40 kadar gitar öğrencisi vardı. Hemen hepsi öğretmenleriyle birlikte bir sınıfta toplanmışlardı. Hepsi çalmaya inanılmaz hevesliydi. Biz orada kaldığımız süre boyunca bize proğramlarını çaldılar. Şimdi Belgrad gitarda gerçekten çok gelişmiş bir yer. Oldukça da fazla gitaristin olduğu bir yer. Öğrencilerin öğretmenlerinin hadi master-class veriliyor gelmeye mecbursunuz, oturun şuraya demesi gibi ihtiyacı yoktu, çünkü her biri kendilerini yetiştirmek için alabilecekleri en küçük bilgi kırıntısının bile değerli olduğunun farkında olarak oraya gelmişlerdi ve bir şekilde çalmak istiyorlardı. Seviye ise alabildiğine yüksekti bana çalan 3 lise öğrencisi R. Dyens; Libra Sonatine, M. Ponce; Sonatina Meridional, J. Rodrigo; İnvocation et Dance gibi bizim genellikle lisans programlarında görmeye alıştığımız eserleri hataya yer bırakmadan çaldılar. Hepsi tıkır tıkır. Böyle bir seviyedeki çocuklar sonuçta aslında gitarda kendilerinden daha geri olarak gördükleri bir ülkenin hocalarının dersine koşa koşa giriyorlar. Dediklerini gözünün içine bakarak dinliyorlar. Aynı şey Almanya içinde geçerli Koblenz gitar festivalinde ders verirken öğrenciler kapıda sıraya giriyor teker teker giriyorlardı ve ne öğrenirim diye bakıyorlar. Uluslar arası tecrübemde bana en fazla etki eden şeylerden bir tanesi budur. Türkiye’de biz burada bu fakir müzik ortamı içerisinde gitarist getiriyoruz, arkasından öğrenceleri zorla derslere getiriyoruz, aman gelin ha diyoruz yinede bir kısmınıda sınıfta bulamıyoruz, bulunanlara da çaldıramıyoruz... Orda yüzlerce gitaristi gören bu çocuklar gördükleri her yeni gitariste resmen sarılıyorlar ondan da bir şeyler kapabilmek için uğraşıyorlar. Öyle sanıyorum ki şuanda buradaki durumla oradaki durumun neden farklı olduğunu çok net belirleyen şeylerden bir tanesi bu.


Bahar 2005

_________________
Ya Yaşamakla Uğraşırsın Ya Ölmekle..

Balık Gender:Male OfflinePunisheR kişisel galerisiKullanıcı bilgilerini gösterKişisel mesaj gönderKullanıcının web sitesini ziyaret et
Mesajları göster:      
Yeni Başlık GönderCevap Gönder  

Sonraki başlık »
« Önceki başlık
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Bu foruma eklenti gönderemezsiniz
Bu forumdan eklenti indiremezsiniz
Rock | Metal | Heavy Metal | Black Metal | Death Metal | Doom Metal
kurye | evden eve nakliyat
Site içerisindeki materyallerin kaynak gösterilmeden kopyalanması ve yayınlanması yasaktır.
Copyright © 2007 RockDream.Net

phpBB © 2001-8 phpBB GroupSite Haritası RSS Sitemap